Platin Dergisi
Platin Dergisi

Platin Dergisi (4)

Bayan Melpo’dan 100 yaşını devirmenin sırları... 

Bozcaada’lı bir Rum olan Melpo Papadopulos  tam  103 yaşında! Bayan Melpo Taksim’de annesinden kalan bir apartmanın en üst katında boğazı seyreden bir dairede  kızıyla birlikte  yaşıyor.  100 yaşına giridğinde onunla bir röportaj yapmıştım. 103 yaşında yine hiç değişmemiş bir şekilde  karşımdaydı. Bu kez kucağında anne babasıyla 100 yıl önce çektirdiği fotoğrafla poz verdi.Uzun yaşamanın sırlarını almaya çalıştım. 

Bayan Melpo, 100 yaşınızı birlikte kutlamıştık. Aradan 3 yıl daha geçti değişmemişsiniz.
Kulaklarım ağır işitiyor. Kusura bakmayın. 

Nasıl bu kadar uzun yaşadınız sizce?
Onu Allah bilir, ben bilmem!Nedenini o bilir.

Ne yediniz , içtiniz? Nasıl beslendiniz?
Çok balık yedim, babam hep balık yedirirdi.  Barbun çoktu adada. Her öğlen balık yerdik. Akşamları da et, çorba... Tarhana çorbası!
Bir de hep üzüm yerdik, pekmez içerdik . Üzüm reçeli vardı. 

Peki şimdi ne yiyorsunuz?
Sabahları peynir ekmek ,bal..  . 
Öğlenleri tavuklu patates. Onu çok seviyorum bak.. Veya et -.sebze. Arada; çay bisküvi, yine peynir.  
Akşamları az…Yoğurtla bal yerim. Ne  varsa onu yerim. 

Ailenizde sizden başka uzun yaşayan var mı?  Anneniz babanız da uzun yaşadılar mı?
Yok! Annem  adada öldü, doğum yaparken...  Babam da 74 yaşındaydı öldüğünde.  Kızkardeşim var, benden 10 yaş küçük,  Atina’da yaşıyor. 

İşitme ve görme sorununuzdan başka sağlık sorununuz yok  gördüğüm kadarıyla.. 
Bu eve doktor giriyor mu?
Hayır. Bir kolumu kırmıştım. O zaman geldi, sardı. Başka sorunum yok.

Peki  nasıl böyle sağlıklı kalabildiniz?
Çok az yiyorum. Çok az!

Dış hat uçuşlarında kaydım var: LCML

LCML   low calorie meal ‘in kısaltılmışı. Türk Hava Yolları Dış hat  Uçuşları için kayıt yaptırdım. Ne zaman yurt dışında bir yere uçsam önüme gelen yemek böyle… 
Nasıl bir mönü mü geliyor?

Buharda pişmiş  yağsız bir balık parçası, küçük  bir haşlanmış patates ve haşlanmış sebzeler.  Ufacık bir çoban salata, ufak bir kase meyve salatası.. Yanında bol su ,sonrasında da  şekersiz çay içiyorum.  Eskiden normal mönüyle şiş şiş inerdim uçaklardan , ‘ne diye yedim’ diye de sinirlenirdim kendi kendime…. Şimdi bu kalorisi azaltılmış, yağsız yemeğimle çok mutluyum.  ‘Çok uçuyorum ve gezilerden kilo almadan dönmek istiyorum’ diyorsanız  şiddetle öneriyorum. Çünkü zaten gittiğimiz ülkelerde ‘ falanca restoran yeni açılmış bir deneyelim ‘i hep yapıyoruz.  Haliyle  normalden fazla yiyoruz. Yolculuk sırasınca yemeye dikkat edelim bari..  Türk Hava Yolları muhteşem bir servis sunuyor. Eğer uçaklardaki Skylife dergisinin arka sayfalarına bakacak olursanız ne kadar çok mönü seçeneği olduğu görüp şaşıracaksınız.

Bir öneri: İç hat seferlerinde özel yemek servisi yok.   Sandviç veriyorlar. Hiç almıyorum ve hep aç kalıyorum. Beyaz ekmek yemek hoşuma gitmiyor çünkü.  Ve sandviçleri de çok iri, kilo aldırtacak cinsten. Bence kilosuna dikkat etmek isteyenler için diyet bisküvi  ve light peynir  veya yoğurt da dağıtmalılar .

Özel Yemek  isteğinizi uçuş rezervasyonu sırasında veya uçuştan en az 24 saat öncesinde yapmalısınız.

Diabetik Yemek,Glutensiz Yemek,Hint Yemeği,Kosher Yemeği,Az Tuzlu Yemek,Çiğ Sebze Meyve Yemeği, Deniz Ürürnleri Yemeği , Vejetaryen  yemek ve daha birçok seçenek var listelerinde.

Özel Kutlama Pastası  bile istiyebiliyorsunuz. Tebrikler THY!

O ne endam, o ne kaş, o ne göz: Karşınızda Nebahat Çehre!

Nebahat Çehre ne zaman görsem utanmadan hayranlıkla  gözlerimi dikip seyrettiğim bir kadın.  
Geçtiğimiz günlerde brunch için Demet Sabancı’nın evinde,  tarihi Zarifi Mustafa  Paşa Yalısı’nda toplandık.
Hemen yanımda oturuyordu.  Son derece spor, şık,albenili, edalı… ‘Kadın gibi kadın’ derler ya, öyle işte!

Yaşını söylemekten de korkmuyor: 65 yaşında.. ‘Bir insan 65 yaşında da bu genç kız duruşuna , cazibesine sahip olabilir mi’ diye düşünüyorum.
Olabiliyormuş! İşte Nebahat Çehre!

Bu güzellik genetik mi? 
Yoğun sporlar,diyetler falan yok! Pek emeğim yok. Öyle görüyorsanız genetik sanırım. 

Sizi 4 ay önce görmüştüm ilk kez . Kilo vermişsiniz o zamandan beri belli… Kilonuz ve boyunuz nedir?
1.64 boyundayım , şu anda 55 kiloyum.  
56-57 arası daha iyi olduğumu düşünüyorum . Şu ara kilo alamıyorum .
Diyet yapmıyorum, ama burada durdum.

Özel bir program uyguluyor musunuz? Ne yer, ne içersiniz?
Eskiden 2 gün yesem, 5 gün dikkat ederdim.  Artık öyle yapamıyorum. Ama kilo da alamıyorum !
Kahvaltı:Peynir, zeytin,domates ,yeşil biber gün aşırı yumurta. 1 , en fazla1, 5 dilim  de çok  tahıllı ekmek yerim.
Öğlen hafif yiyorum  dışarı çıksam da.  Salata türü…
Akaşamüstü çayla mutlaka  bişeyler yiyorum. Diyet bisküvilerle birlikte  eski kaşar çok seviyorum, bazen keçi peyniri…
Akşam  yemeğinde bir gün et,2 gün balık- salata ve  bol sebze..  
Yazın çok sıcakta tavuk yemiyorum.  Çok bol  meyve yiyorum, meyveden kısmam. Her meyveyi yerim, ayırmam.

Buzdolabınızda olmazsa olmaz ne vardır?
Meyve  ve salata! 

Peki  ‘kesinlikle mutfağıma sokmam’ dediğiniz yiyecek? 
Böyle bir şey yok ,her şeyi yiyorum. 

Estetik var mı yüzünüzde?
Var, 1 kez yaptırdım. Ama tutmuyor. Cildim çok uygun değilmiş. 

Krem , yardımcı destekler..?
35 senedir Shiseido ürünlerini kullanıyorum. Nemlendirici, tonik ,göz altı, gece kremi, tam takım yani… 
Selülit kremine inanmıyorum, ama  bende  de selülit var malesef ! 

Ya spor? Sportif duruyorsunuz! Sanki düzenli yapıyormuş gibisiniz. 
Yok! Spor yapamıyorum, vaktim yok. Sabahları 15 dakika  gerinme hareketleri yapıyorum ,işte o kadar! 

Size hayran pek çok kadın var. Sizin gibi giyinmek için can atanlar da..  Aşk-ı Memnu’da  sizin giydiklerinizin aynısını satın almaya çalışanları duydum.
Stil içten gelen bir şey mi , yoksa edinilebilir mi?
 
Sanıyorum içten geliyor.Ben çocukluğumdan beri böyleyim çünkü.  Annem de öyleydi. Kendini tanımak lazım. O zaman moda çok ilgilendirmiyor sizi.
Modayı izlerim kendimce , ama modanın  yakışmayanını giyemem. 

Kaç bedensiniz?
38

Bravo doğrusu, ilerleyen yaşlarda 38 bedende kalmayı çok az kadın becerebiliyor!Giysilerinizi nerden alırsınız?
Örneğin pazardan da giyinir misiniz?
 
Tabii ki. Pazarda da hoş  şeyler oluyor. Geçen hafta çıktım bakamadım. İnsanlar sağolsunlar resim çektiriyorlar.
Pazarı gezmeye fırsat olmadı! Biliyor musunuz, ben aldığım şeym markasını bilmem.
"Bakın sırtıma" derim.  Sakladığım sanıyorlar bazen.   25 yıllık giysilerim vardır, hala sorarlar.

Saçınızı  mahalle kuaförüne boyattığınız söylediniz…
Tabii. Çok iyi bir kuaförüm de var. Günlük gittiğim bir mahalle  kuaförüm de… 

Sizce bir kadında en önemli özellik?
Zerafet.

Kadınlar güzel kadınları içten içe  kıskanırlar.  Size hayranlar, çok güzel buluyorlar  ve kıskanmıyorlar. Nedir bunun sırrı? 
Belki ben onlara çok güzel bakıyorum, ondan…. 

 

 

GELECEK YİYECEKLERDE 

Ayın sözü " Baldan daha tatlı olan tek şey para !"
Benjamin Franklin –Amerikalı bilim adamı, devlet adamı, kaşif (1706-1790) 

Fatih Sultan Mehmet’in bildiği en güzel yiyecek: Bal-kaymak 

Şu İngilizler reçele bayılırlar. Kahvaltılarında envai çeşit reçel bulunur. Günümüzde hepsi hazır tabii ki! Orada yaşarken hiçbir İngiliz kadınını reçel kaynatırken görmedim!  O dönem boyunca ülkemizden kendi sevdiğim balı taşıdım o buz gibi soğuk Londra’da hastalanmayayım, direncim düşmesin, enerjim yüksek kalsın diye…

Anlı-şanlı padişahımız Fatih Sultan Mehmet de meğer benim gibi bir bal düşkünüymüş. 

Fatih, İstanbul’u aldığında, hakkında birçok methiye söylenmiş. Padişah da bu övgülerin sahiplerini hediyelere boğmuş. En büyük ihsanı kime mi yapmış?

"A devletlü Hünkarımız, sabahın hayır olsun, yediğin bal ile kaymak, güzergahın çayır olsun !" diyen bir köylüye…  Çünkü padişahın hayatında bildiği en güzel yiyecek bal ve kaymakmış ! 

Selçuklular’da konuklara koruk ve bal şerbeti ikram edilirmiş. Osmanlılar’da sofrada konuklara yemekten önce bir kaşık bal ikram edilir, iki yemek arasında bal şerbeti sunulurmuş. Bu şerbet kiraz, kayısı, erik gibi meyvelerin kaynatılıp üzerine bal katılmasıyla hazırlanırmış.

Yemek saatleri dışında gelen konuklara bal ve ekmek ikram edilmesi yaygın bir adetmiş.  Zengin konaklarında ise hatırlı konuklara balla yapılmış tarçınlı-karanfilli kabak reçeli ikram edilirmiş.Çaya bal eklenince antioksidan kapasitesi artıyor. 

Yapılan bir araştırma, Türk insanının vazgeçilmez içeceği olan çaya tatlandırmak amacıyla bal katıldığında, çayın yararlarının da arttığını ortaya koydu. Çaya bal katıldığında fenolik madde içeriği ve antioksidan kapasite ölçülebilir şekilde artıyor. 

İstanbul Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu’nun yönettiği araştırmanın amacı  çay  bal ile tatlandırıldığında antioksidan niteliklerinin (hastalıklara, kansere, yaşlanmaya karşı koruyucu etki) nasıl etkilendiğini ölçmekti. 

Boyacıoğlu ‘nun deneyleri sonrasındaki açıklaması şöyle:

“Çay ve bal günlük yaşamımızın iki vazgeçilmez gıda maddesi... Araştırmamızda antioksidanca zengin bu iki gıda maddesinin bir arada kullanımının nasıl bir sonuç vereceğini görmek istedik. Çalışmada, sonuçları etkileme açısından fark yaratıp yaratmadığını görebilmek için çam balı, poliflora (karışık bölgelerden toplanmış), yöresel (Şemdinli) ve monoflora (ayçiçeği) olmak üzere 4 çeşit bal kullandık. Bu karışımı farklı sıcaklıklardaki içilmeye hazır çaylara karıştırdık. Balın çaya ilave edildiği tüm sıcaklık derecelerinde toplam antioksidan kapasitesinde de artış gözlendi. Bu artış 70-90°C aralığında ortalama %50 oranlarında gerçekleşti.”

Prof. Dr. Dilek Boyacıoğlu’nun yönettiği araştırmanın bulguları, İrlanda-Dublin’de gerçekleştirilen  GIDA ve SAĞLIK Kongresi’nde de sunuldu. Araştırma çaya tatlandırma amaçlı olarak bal ilave edilmesi durumunda toplam fenolik içeriğinin ve antioksidan kapasitesinin belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor. Bu da balın, çayın tatlandırılması için sağlıklı bir alternatif olarak kullanılabileceğini gösteriyor. 


Direncinizi yüksek turun!

Havanın soğuk olduğu dönemlerde en çok solunum yolu enfeksiyonları sorun olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle soğuk algınlığı, grip, farenjit, sinüzit, bronşit ve pnömoni gibi hastalıklar sık görülür.  İşte bal kışın direnci artırmada başvurabileceğiniz en güzel doğal yiyeceklerden biri!

Bağışıklık sistemini geliştirir ve vücudun grip gibi enfeksiyonlarla mücadele etmesini kolaylaştırır, vücudu enfeksiyonlara karşı güçlendirir. Bal tüketimi genel olarak vücudun performansını ve zindeliğini artırır. Bu nedenle mevsim geçişlerinde bal tüketimi daha da önem kazanıyor. Ayrıca beslenmeden doğan bazı eksikliklerin giderilmesine yardımcı olur. Yüksek mineral içeriği nedeniyle özellikle çam balı, demir eksikliğinin giderilmesine önemli katkı sağlar. Bal aynı zamanda öksürük giderici olarak da kullanılabilir. 
 

SARMISAK

Eski Mısır’da salgınları önlemek için kullanılırmış.
1. Dünya Savaşı’nda  ise sarmısak suyu antiseptik olarak karşımıza çıkıyor
Özel kokusunu ve iyileştirici etkisini kükürt bileşiklerine borçlu.
Düzenli yenilidiğinde soğuk algınlığı ve gribi önleyebiliyor. Yaklandıysanız da çabuk iyileşmenize yardımcı oluyor.
Tiroidi iyi çalışmayanlar, dolaşım bozukluğu olanlara da yararlı.
Ödemi çözmeye yardımcı, selülite karşı da etkili.
Tansiyonu düşürüyor.
Kanın pıhtılaşmasını engelliyor.
100 gramında 100 kalori var. 
 

EN SEKSİ YİYECEK :  EKŞİ LAHANA 

Seks ile yiyeceklerin ilgisi var mı, olabilir mi? Tabii ki ! Yediğimiz yiyecekler vücudumuzda enerjiye dönüştürülüyor ve bu sayede hareket ediyoruz. Seks de bir enerji işi. Yemeden  seks zor! Ancak  bir bazı yiyecekler  diğerlerine göre seks hormonlarını , iç salgı bezlerimizi daha çok etkiliyor. Yiyecekler seksüel enerjimizi artırabiliyor. Doğru beslenmediğimiz zaman seks hormonlarının salınımı için yeterli vitamin, mineral ve bileşenleri alamıyoruz. O  O zaman tabii ki ‘çapta bir düşme’söz konusu olacaktır. 

Almanların yaptığı bir araştırmaya göre en seksi yiyecek  onların bol bol tükettiği sauerkraut;  yani ekşi lahana . Pişirilmeyip çiğ yendiğinde daha da etkili olduğu iddiasındalar. ‘Günde 2 kez yeyin de ,görün ne oluyor!’ diyorlar. 

Şu Sauerkraut, ne bakalım:

Ekşi lahana laktofermentasyon denen bir turşu yapma yönetimiyle elde ediliyor. Çiğ lahana hiç yıkanmadan doğranıp,  tuzlanarak kavanozda bekletiliyor. C vitamini ve  laktobacillus denen yararlı bakterilerden zengin bir yiyecek. Ayrıca özellikle brokolinin özel bir tohumunda bol bulunan   sulforafan ve isothiocyanate denilen iki çok önemli kanser önleyici bileşiğe de sahip.

Örneğin; ünlü İngiliz kaptan James Cook uzun deniz yolculuklarına çıkmadan önce mutlaka ambarlarında ekşi lahana stoğu bulundururmuş. Küçük bir not: Cook Avustralya kıyılarına varan ilk Avrupalı denizciydi. 
 

Afrodizyak top 10 yiyecek

Somon
Avokado
Badem
İncir
Maydanoz
Domates
Enginar
Muz
Tarçın
Çikolata

İLETİŞİM

Telefon
:
90-212 322 11 28 
Faks
:
90-212 322 73 87
GSM
:
90-532 614 85 80
Adres
:
İstanbul Caddesi Tan Sokak Kemer Corner Sitesi
İnci Blok Kat 4 Daire 32 Göktürk / İstanbul
E-Mail
:
yaseminbradley@gmail.com