Bu Öğeyi Derecelendir
(1 vote)

Fransa’nın en eski şehri Marsilya’daydım ! 

Kısa kısa Marsilya:

* Fransa’nın en eski şehri: 2600 yıl önce kurulmuş.
* İki önemli uygarlığın ayak izleri var:MÖ. 600 yılında Foça’dan yola çıkan Yunanlılar bu kıyılara ayak basmışlar.
  Antik ve Orta Çağda Yunanlıların elinde gelişen şehir sonra Romalılara geçmiş.
* Fransa’nın 2. Büyük şehri. Nüfusu yaklaşık 900 bin kişi.
* Fransa’nın önde gelen limanı.
* Günümüzde Avrupa’nın önde gelen yat şehri. Şehirde 14 marina var
* 2013’de Avrupa Kültür Başkenti.
* Yılın 300 günü güneşli geçiyor. 

Uçaktan gördüğüm  Marsilya görüntüsü beni hayal kırıklığına uğrattı. Adeta bir İstanbul!Bina, bina bina! Eski planlı güzel şehir merkezde kalmış, perifere doğru aynen bizdeki gibi çıkmışlar yapıları. .. Estetikten eser yok!   Şehir turunda da gördüm ki ne varsa ‘ Eski Liman ‘ çevresinde var.   Ancak yine de pırıl pırıl güneşli hava her şeyi unutturuyor insana.. Kış günü bahar havası  solumak ne güzel!  Paris’in dondurucu soğuğundan eser yok. 

Mutlaka görmeli

Eski Liman

Şehrin merkezi burası. Hayat burada dönüyor. En iyi hoteller,restoranlar, kafeler hep bu limanda. Mutlaka tamamını yürüyün.
Bir bistroda oturup hem balığınızı yeyin, şarabınızı yudumlayın , hem de  geleni geçeni seyredin. 

Balık Pazarı:

Eski Limanda Hotel Beavau’nun tam karşısına kuruluyor. Yöre insanını gözlemlemek için ideal . 

Canebiere: Marsilya’nın en önemli caddesi. Bir dönem yüzlerce kafe,lüks hotel ve büyük mağazalara sahip olan cadde.  Bizdeki  Pera’yı hatırlattı bana. Aynen İstiklal Caddesi’ndekine benzer  görkemli binalar, gözalıcı demir işçilikleri, aynı tür kozmopolit kalabalık….19. yüzyılda  281 kafe ve 46 klüp varmış Marsilya’da  ve çoğu da bu cadde üzerindeymiş.   Bunlar dünyadaki en iyiler diye bilinirmiş. Bu kafelerde tüccarlar iş  bağlarmış. Şimdi yerinde yeller esen görkemli  bir Türk Kahvesi’den de söz ediyor tarih kitapları..

Koloniler bağımsızlıklarını kazanınca büyük oteller ve kafeler birbiri ardına kapanmaya başlamış. 

Notre Dame de La Garde

Şehrin en yüksek tepesi La Garde üzerinde. 1853 lerde yapımına başlanmış. Şehrin kuşbakışı fotoğraflarını çekmek için en ideal yer. Buradan Alaxander Dumas’nın ünlü romanı Monte Kristo Kontu için esinlendiği kişinin yattığı hapishane  Şato d’If ‘i de görebiliyorsunuz. 

Opera Binası:

Marsilyalılar opera ve tiyatro aşığı.  Adım başı tiyatroya rastlıyorsunuz.

Opera binası  da ‘ Büyük Tiyatro’ adıyla 1787’de yapılmış.  Dünyadaki pek çok opera binası gibi yangın geçirmiş.Sonradan Art Deco tarzında yeniden  yapılmış görkemli bir bina bu.  Görkemli dış cephe yangından sağ çıkabilmeyi başarmış. 

Yeni Kathedral:

Temeli 1852’de Napolyon Bonaparte tarafından atılmış. 

En küçük Feribot:

Eski limanın iki ucunu birbirine bağlayan feribot herhalde dünyanın en kısa mesafe giden  feribotu olmalı. 

Neyi nerede  yemeli ? 

Bouillabaisse

Marsilya’ya özgü  balık çorbası. Buyebez  diye okunuyor. En az 3 çeşit balık, kabuklu deniz ürünleri sebzeler, baharat ve otların birarada pişirlmesiyle yapılıyor.
Diğer balık çorbalarından farkı kullanılan balık türleri ve servis şekli. 

Geleneksel buyebez servisi şöyle:

1- Önce sofraya diş sarımsak,  rouille denen sos ve kızartılmış ekmek parçalarıyla   birlikte bir tabak balık çorbası geliyor.
2- Ekmeğinize bu sarımsağı sürüp , sosa batırarak yiyor, çorbanızı içiyorsunuz.
3- Birazdan garson elinde devasa bir balık, kabuklu deniz ürünü ve sebze  tabağıyla geliyor.
4- Sonra önünüzde bunu ayıklıyor ve eziyor.
5- Bu tabağın içinde aldıklarını yeni bir tabak  çorbaya ekleyip tekrar size sunuyor.

 

Fikrim:   Miramar’da iki kişilik  buyebez 116 Euro haberiniz olsun!

Değer mi? Yeni bir tat  ve sunum geleneği gözlemek için değer!

"Çok özel bir yiyecek yiyorum hissini vermediği" için değmez ! Tadını sevmedim.

Le Miramar:

Marsilya’nın en ünlü restoranı. Otantik buyebez  yemek  ve şıklık istiyorsanız  adres burası. Tıklım tıklım. Yer ayırtmadan gitmeyin.

Tel: 0491911040 

Navette

Marsilya’ya has bir kurabiye. Küçük kayık şeklinde. 1781’den beri yapılıyormuş.
En güzel navette’i La Cure Gourmande’de yedim.
Özellikle tarçınlı kakaolusu harika!
Canebiere Caddesi No. 19 

Ne almalı? 

Sabun:

Marsilya sabunlarıyla ünlü bir şehir. Zeytinyağından yapılıyor. 19.yüzyılda 70 imalathane varmış. Uzun süre deterjanların gölgesinde kaldıktan sonra Marsilya sabunu yeniden gözde. Benim gibi bir çokokolikseniz eğer çikolatalı  ve sabun alın derim. Canım tatlı istedikçe kokluyorum. 

Marsilya bibloları:

Bunlara santon diyorlar.  Her biri Provençal yaşamdan portreler.  
Tek tek elde yapılıyor.
Galeri Arterra: 15 Rue du petit Puits 

Nerede kalmalı ?

New Hotel of Marseilles Le Pharo:

Ben burada kaldım. 4 yıldızlı butik bir otel.Şiddetle öneriyorum. Eski Pastör Enstitü binası otele dönüştürülmüş.  
Restoranı da muhteşem. Eski limana yürüyerek inebiliyorsunuz. Sessiz ,sakin, kaliteli. 

Grand Hotel Beavau

Eski Liman’ın merkezinde , muhteşem manzaraya sahip 4 yıldızlı bir otel. Efsane yazarlar ve müzisyenler kalmış bu otelde.
Örneğin; ünlü besteci Chopin, sevgilisi George Sand ile bu otelde kalmış. Ancak dikkat ! Fazla kalabalık ve gürültülü bir yerde.