Bu Öğeyi Derecelendir
(1 vote)

Resmin içinde gezinmek için çift tıklayın veya altta ki küçük resimlere basın ve Safranboluyu keşfedin...

SAFRANBOLU

Safranbolu Karabük ilimize bağlı bağlı bir ilçe..
1994 Yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alındı.
2003 yılında Rodos’ta yapılan Avrupa Tarihi Kentler Birliği Toplantısında   Avrupa’da “En İyi Korunan 20 Şehir”den biri seçildi.

Ulaşım:  Safranbolu karayoku ile İstanbul’a 396 km. ,Ankara’ya 215 km, İzmir’e 729 km. mesafede.
Gezmek için en iyi zamanlar ilkbahar ve sonbahar. Ama kışın kar altında da çok güzel Safranbolu…

İşte Safranbolu’da  yapmadam dönmemeniz gerekenler. İlk 10 sıralamamız şöyle: 

1- Safranbolu sokaklarında yürüyün.

Safranbolu sokaklarında yürürken kendinize geçmişe ışınlanmış hissediyorsunuz. Klasik Osmanlı kent mimarisini yansıtıyor bu sokaklar, evler…. Tarihi yüzyıllara dayanan evleri, çeşmeleri, kalesi, saat kulesi, camileri, han ve hamamları, taş kaldırımlı sokakları ve köprüleriyle bir anda kendinizi bir  zaman tünelinde buluveriyorsunuz.

 2-Bir Safranbolu konağı’ nda kalın.

Önerim Gökçüğlu konağı. ( 370 712 6372 veya Güllü Konağı) En güzel Safranbolu evlerinin  olduğu bölge Bağlar’da bu konak.
Eskiden Saframnbolulular yazlık olarak bu bölgeyi kullanırlarmış.
Safranbolu evlerinin tüm karakteristik özelliklerini bu konakta görmek mümkün.  Konak yaklaşık 120 yaşında,asıl sahiplerinden sonra hiç el değiştirmemiş. İşte bu yüzden de günümüze kadar korunarak gelebilmiş.
Haremlik selamlık düzeni belirgin.
İki bölüm arasında yemek tepsilerinin bırakıldığı gömme dolap aynen korunmuş.
Her oda vaktiyle adeta ayrı bi ev işlevi görmüş; sedirleri, ocakları gusülhaneleriyle… ahşap dolapların içindeki gusülhanler eski dönemin duşakabinleri diyebiliriz.
Bu odalarda geceyi geçiriseniz 100-200 yıl önceki gibi tavandaki geometrik desenlere bakarak uykuya dalıyorsunuz. 

3-Cinci Han’ı dolaşın.

Telefon : +90 370 712 06 80  |   Fax : +90 370 712 06 54
Eski Çarsi Çesme Cinci Han Safranbolu / TÜRKIYE

Cinci Han Safranbolu eşrafından  Kaşbaşzade Hüseyin Efendi tarafından 1645 yılında yaptrılmış. (Cinci Hoca) Mimarı kim kesin olarak bilinmiyor.
Dönemin baş mimarlarında Kasım tarfından yapıldığı düşünülüyor. Devşirme olarak yetiştirlen ustaların tecrübesi ve el becerileriyle yapılmış.
Yapı malzemesi olarak moloz, kesme taş, birleşimlerindeyse Horasan harcı kullanılmış. 

4- Tarihi Arasta Yemeniciler Çarşısı’nda kahve için.

Bu çarşıda yüzyıllarca ülke insanına çarık üretilmiş. Yemenilerin kalitesi  kimliğini gizlyen görevliler tarafından denetlenmiş.
Denetleyiciler de yine meçhul üst makamlar tarafından kontrol ediliyormuş. Bu denetlemelerde kötü çarık ürettiği belirlenen esnafın yemenisi dükkanın çatısına atılırmış.
Pabucu dama atılmak deyimi işte buradan geliyor. O esnaf bir d aha kahveye giremezmiş !
Tarihi çarşı içinde kalımış tek yemenici Ethan Usta. (0505 466 4713)  Hazır buraya kadar gelmişken ayağınıza uygun bir yemeni alın.
Ayrıca buradaki Boncuk Kahve’de bir kahve içmeyi de unutmayın. Kahvenin  geçmişi 1600’lı yıllara uzanıyor. 

5-Kaymakamlar Evi’ni ziyaret edin.

Eski Safranbolu sakinleri kışın Çarşı adı verilen kent merkezinde kalırlarmış. İşte Kaymakamlar Evi de kışlık evlerden biri.
18. ve 19. yy. Türk toplumunun geçmişini, kültürünü, yaşama biçimini ve teknolojisini yansıtan Safranbolu Evleri arasında önemli bir örnek. 18. yy. başlarında yapıldığı sanılıyor.
Sahibi Safranbolu kışlası kumandanı Hacı Mehmet Efendi’dir. Hacı Mehmet Efendi’ye yarbay karşılığı olan “Kaim-Makam” denilmesi nedeniyle ailesi; dolayısıyla evleri de halk arasında bu isimle söylenegelir olmuştur.
Safranbolu Çarşı’sı içinde, Hıdırlık Yokuşu Sokağı üzerinde bulunan yapı özgün bir Türk Evi niteliğinde... 

6- Şehre Rum mahallesi’nden  bakın.

Turistlerin gözünden kaçan bir mekan Rum mahallesi. Rumların mübadeleyle bölgeden ayrılmasıyla birlikte evler sahipsiz kalmış. Bu sokaklarda bir tur atın. Buradaki Adalar Kafe  Safranbolu’nun panoramik manzarasına karşı çayınızı yudumlayabileceğiniz özel bir mekan. 

5-Dönerle kahvaltı yapın. 

Safranbolu’ya has bir adet bu; dönerle kahvaltı….İlk duyduğumda çok tuhaf geldi. Merkez Lokantası’ndayız. ( 370 72514 78)!  
Ev yemekleri sunan mütevazı br esnaf lokantası burası. Her cumartesi kent pazarına giden ahali için özel olark hazırladıkları  bir dönerleri var.
Ama haberiniz olsun; bu döner öğlene kadra bitiyor. 

7- Delioğlan sarığı ,sini çöreği ve bükme yeyin.

Deloğlan sarığı yöresel tatlılardan…
Sini çöreği; Kıymalı,ıspankalı cevizlibir çörek. ( Kavuşturucu Konağı’nda yapıyor. İlhan Kavuşturucu (370 712 1757).
Bükme: Kıymalı, pazı ve ıspanaklı bir tür kapalı pide. Yüklü kurbağ gibi olanı makbul. 

8.  Kente adını veren safran bitkisini tanıyın.

Safranbolu denince aklan safran bitkisi geliyor. Safran deyip geçmemek gerek,  Dünyanın En Pahalı Baharat Bitkisi.
Safranbolu’ya Adını Veren Bitki,
Mübarek Bitki,
Sahteciliği En Fazla Yapılan Baharat,
Kendi Ağırlığının 100.000 Kat Suyu Sarıya Boyayan Bitki,
Adına Festival Düzenlenen Bitki,
Bir Gramı Altının Gramına Eşdeğer Tutulan Bitki...
Osmanlı mutfağında safranın önemli bir yeri vardı. Safran tavuk ve balık çorbalarında, pilavlarda,tatlılarda kullanılırdı. Osmanlı döneminde Tokat, Izmir,Adna ve Safranbolu’da yetiştirilen safran artık sadece Safranbolu’da üretiliyor.
Yıllık üretim miktarı ise 12-13 kg. Safran çiçeği muhteşem eflatun rengiyle ekim sonunda açıyor. Çiçeğin üç parçalı olarak uzayan kızıl portakal renkli dişi organı  safran olarak yararlanılan bölümü. Hem baharat olarak, hem de ilaç sektöründe kullanılıyor.
Ayrıca ağırlığının binlerce katını sarıya boyayabiliyor.Gerçek ve katkısız safranın gramı 25TL: SAFRANBOLU’YA gidildiğinde safran almanızı öneririz.
Zaman içerisinde boya teknolojisi ve  ilaç sanayi indeki gelişmeler,  fiyatının pahalı olması tüketimin iyiden iyiye azalmasına neden olmuş.
Günümüzde Safran tarımı, Devlet destekli projeler ile yaşatılmaya çalışılmakta. 

9--Safranbolu lokumu alın.

Safrabolu’da lokum en büyük ikram. Çikolata, şekerden daha fazla tüketiliyor. Lokumu çok lezzetli. Lokum işinin Safranbolu’ da aynı zamanda kültürel bir boyutu da var.
Lokum ustalarının çoğu çocukluktan yetişmiş,bu mesleği babalarından, dedelerinden devralmışlar. Lokum nişasta , şeker, su gibi son drece basit üç malzemeyle yapılıyor.
Bakır kazanlarda tahta kaşıkla sürekli karıştırılarak pişirilirmiş. Şimdi mekanik küreklerele karıştırılıyor. Safran lokumunu sadece Safranbolu’da bulabilirsinz. 

10-Yörük köyünü  ziyaret edin.

Yörük köyü Sfranbolu^nun hemen yanı başında , sadece 20 km. uzaklıkta. Bu yüzden hazır Safranbolu^ya kadar gitmişken burayı  da kaçırmayın. 750 yıllık bir köy burası. 450 yıldır ayakta olan Odabaşı evi gelmiş geçmiş en eski ev unvanına sahip. Köyün tamamı açık hava müzesi gibi. Köyde konaklama tesisi yok. İlla konaklamak istiyorsanız ev-pansiyonlardan yararlanmanız gerekiyor.
Hüsyein, Hacı ve Davut isimli 3 kardeşin yönetimindeki yörük aşiretlşeri .Orta Asya’dan dağılan Oğuz Türklerinin   kollarından biri. 3 kardeşin en büyüğü Hüseyin ve beraberindekiler bugünkü Yörük Köyü’nün  ortasındaki  Hafız Pınarı olarak bilinen yere çadır kurup yerleşmişler. Zamanla meralar yetmez olmuş, dğer kardeşler de kendi adlarıya anılacak olan köyler kurmuşlar.
Köydeki en eski ev 450, en yeni ev 90 yıllık. Uğura inanan Yörük köyü sakinlei evlerinin saçaklarına vurdukları geyiklerin boynuzlarını asarlarmış.
Köyün eve baklavası, gözlemesi, ayranı ünlü. Yörük Kilerinden salça, tarhana,erişte. alabilirsiniz. Tonoz’da ise hediyelik eşyalar size bekliyor.